Sitem neden müşteri getirmiyor? Yedi neden
Trafik geliyor ama telefon çalmıyorsa sorun genelde tasarımda değil. Yedi yaygın nedeni ve her birinin nasıl düzeltileceğini yazdım.
Analytics'te ziyaretçi sayısı artıyor ama telefon çalmıyor, form dolmuyor. Bu durumda ilk şüphelenilen genelde tasarımdır — "site çirkin, yenilemeliyiz." Çoğu zaman sorun estetik değil, mekaniktir. Ziyaretçi geliyor, ne yapacağını anlamıyor ya da yapmak istediği şeyi yapamıyor, çıkıyor. Yeniden tasarım genelde bunu çözmez; aynı belirsizlik yeni renklerle, yeni fontlarla yeniden yayınlanır ve birkaç ay sonra aynı şikayet tekrar gelir.
Aşağıdaki yedi neden, sıklıkla karşılaştığım ve genelde bir hafta içinde, tasarımı baştan yapmadan düzeltilebilen sorunlar. Hepsi tek bir sitede birden görülmeyebilir; kendi sitenizde hangisinin geçerli olduğunu anlamak için önce yedinci maddeye, ölçüme bakmanızı öneririm.
1. Sayfanın ilk ekranında ne sattığınız belli değil
Ziyaretçi sitenize giriyor, üç saniye bakıyor, sekmeyi kapatıyor. Sayfanın en üstünde büyük bir görsel var, bir şirket sloganı, belki bir "hoş geldiniz" cümlesi — ama ne sattığınız, kime sattığınız, neden ona sattığınız hiçbir yerde yazmıyor.
Bunun nedeni genelde ihmal değil, körlük. Şirket içinden bakıldığında ne yaptığınız zaten belli görünür; bunu yeniden yazmak gereksiz gelir. Ama sayfayı ilk kez gören biri şirketi tanımıyor. Sloganlar da genelde herkese uyacak kadar genel yazılır: "kaliteli hizmet, güvenilir çözümler" gibi cümleler hiçbir işletmeyi diğerinden ayırmaz.
Ana başlığı tek cümlede şu formüle sokun: kim için, ne yapıyorsunuz, hangi farkla. "Kaliteli hizmet" yerine "İstanbul'da 48 saatte teslim eden ofis mobilyası üretimi" gibi somut bir cümle yazın. Bunu test etmenin ucuz bir yolu var: sayfayı işinizi hiç bilmeyen birine gösterin, on saniye baktıktan sonra ekranı kapatın ve ne sattığınızı sorun. Cevap veremiyorsa sorun ziyaretçide değil, başlıkta.
2. Ziyaretçinin atacağı bir sonraki adım görünmüyor
Sayfada bilgi var ama "şimdi ne yapmalıyım" sorusuna cevap yok. Telefon numarası sayfanın en altında, küçük punto ile duruyor. Buton varsa rengi arka planla neredeyse aynı, ya da tıklandığında "devamını oku"dan başka bir yere götürmüyor. Sayfa hazırlanırken bilgi sırayla eklenir: hakkımızda, hizmetler, galeri. Ama hiçbir bölüm "şimdi bizi arayın" demez; her biri kendi işini yapar, hiçbiri ziyaretçiyi bir sonraki adıma itmez.
Her sayfanın en az bir net eylem çağrısı olsun: "Ara", "Teklif iste", "Randevu al." Bunu sayfanın üst kısmında, kaydırmadan görünecek şekilde koyun. Ziyaretçinin çoğu sayfanın tamamını okumaz; sona bırakılan bir buton çoğu zaman hiç görülmez. Aynı çağrıyı sayfa boyunca birkaç kez tekrarlayın, üstte, ortada, altta — ziyaretçi hangi noktada karar verirse versin önünde bir buton bulsun.
3. Mobilde yavaş açılıyor
Bilgisayarda site hızlı ve güzel görünüyor ama telefonda açılması birkaç saniye sürüyor, o birkaç saniyede ziyaretçi başka bir sekmeye geçiyor. Bunun genelde üç kaynağı var: büyük, sıkıştırılmamış görseller; gereksiz üçüncü taraf script'ler, canlı sohbet kutuları ve takip pikselleri gibi; mobil bağlantının bilgisayar bağlantısından hem daha yavaş hem daha değişken olması. Masaüstünde test edilen bir site mobilde bambaşka davranabilir.
Telefonunuzdan siteyi açıp saniyeleri sayın; ofisteki hızlı Wi-Fi'dan değil, dışarıda gerçek mobil veriyle test edin, çünkü fark orada ortaya çıkar. Google'ın PageSpeed Insights aracı ücretsiz ve nereye baktığınızı gösteriyor: hangi görsel büyük, hangi script sayfayı bekletiyor. Görselleri sıkıştırmak, kullanılmayan script'i kaldırmak, tasarımı hiç değiştirmeden yapılabilecek en ucuz düzeltmedir. Site bir geliştirici tarafından yönetiliyorsa hızı ayrı bir gündem maddesi yapın; aksi halde her zaman bir sonraki güncellemeye ertelenir, çünkü görünürde bozuk bir şey yoktur, sadece yavaştır.
4. Güven kanıtı yok
Sayfada iletişim bilgisi belirsiz, adres yok, telefon numarası bir form arkasına gizlenmiş. Fiyat hiçbir yerde yazmıyor, "teklif için arayın" dışında bir bilgi bulunmuyor. Bunun altında genelde kendine güvenen bir işletme sahibi yatar: kendi işine güvendiği için kanıta ihtiyaç olmadığını düşünür. Ama ziyaretçi sizi ilk kez görüyor; onun için görünmez bir işletmeyle çalışmak risklidir.
Sayfanın görünür bir yerinde çalışan bir telefon numarası, doğrulanabilir bir adres ve mümkünse çalışma saatleri dursun. Fiyatı ya da fiyat aralığını saklamayın; saklamak güven değil şüphe yaratır. Elinizde gerçek bir müşteri yorumu ya da referans varsa ekleyin, yoksa uydurmayın — bunun yerine sürecinizi ve taahhütlerinizi açık yazın: ne zaman dönüş yapacağınızı, ne teslim edeceğinizi. KVKK metni ve gizlilik politikası gibi sayfalar da aynı işi görür; küçük ayrıntılar gibi dururlar ama bir ziyaretçi için "bu işletme kurallara uyuyor" sinyalidir. Hiçbiri tek başına satış yapmaz, ama toplamda "burada gerçek bir işletme var" izlenimi bırakır — ve bugünün ziyaretçisi o izlenime bakarak formu doldurup doldurmayacağına karar verir.
5. İletişim formu gereğinden fazla soru soruyor
Form on iki alan istiyor: ad, soyad, telefon, e-posta, şehir, ilçe, bütçe, proje türü, nasıl duydunuz, mesaj, KVKK onayı, ikinci telefon. Ziyaretçi ilk üç alanı doldurur, sonra vazgeçer. Her ek alan "belki lazım olur" diye eklenir; satış tarafı elindeki bilgi ne kadar çoksa o kadar iyi sanır. Ama formu dolduran kişi için her ek alan bir sürtünme noktasıdır, formu bitirmemenin bir nedeni daha demektir.
Bu haftaki en ucuz düzeltme formu üç dört alana indirmek: isim, iletişim bilgisi, kısa bir mesaj yeterli. Bütçe, proje detayı gibi bilgileri telefonla ya da ilk görüşmede alın. Form ne kadar kısaysa tamamlanma oranı o kadar yüksek olur, az soru az terk demektir. Gerçekten faydalı ama zorunlu olması gerekmeyen bir alan varsa, telefon numarası gibi, bunu opsiyonel işaretlemek bile fark yaratır; ziyaretçi doldurmak istemediği bir alanın önünde durup formu terk etmez.
6. Trafik yanlış sayfaya düşüyor
Google reklamı "ofis taşımacılığı" için veriliyor ama tıklayan kişi ana sayfaya düşüyor; orada taşımacılıktan bahseden tek satır bir menü öğesi var, geri kalanı şirketin diğer hizmetleri. Ziyaretçi aradığı bilgiyi bulamayıp çıkıyor. Bu genelde tembellikten değil kolaylıktan olur: reklam ya da paylaşım linki hazırlanırken "zaten sitede var" diye en kolay sayfaya yönlendirilir, çoğunlukla ana sayfaya. Ama ana sayfa herkese hitap etmeye çalışır; belirli bir aramayla gelen ziyaretçinin sorusuna doğrudan cevap vermez.
Her reklam, her paylaşım linki kendi konusuna en yakın sayfaya gitsin. "Ofis taşımacılığı" araması yapan biri doğrudan ofis taşımacılığı sayfasına, orada o hizmetin fiyatına ve sürecine düşsün. Birden fazla hizmet sunuyorsanız her hizmetin kendi sayfası olsun; "hizmetlerimiz" başlığı altında tek bir paragrafa sıkıştırılmış altı iş, hiçbirine yeterince cevap veremez. Birden fazla reklam kampanyası yürütüyorsanız, her kampanyanın hangi sayfaya bağlandığını bir kez elden geçirin; kampanyalar zamanla eklenir, bazıları hâlâ ilk kurulumdaki genel sayfaya bağlı kalmış olabilir.
7. Hiçbir şey ölçülmüyor
"Trafik arttı ama müşteri gelmiyor" cümlesi aslında bir varsayım. Kimse hangi sayfadan kaç kişinin ayrıldığını, formu kaç kişinin açıp kapattığını bilmiyor; sorun tahmin ediliyor, ölçülmüyor. Ölçüm kurulumu genelde site tesliminde atlanır ya da "sonra bakarız" denir. Analytics olmadan da site çalışır göründüğü için eksikliği fark edilmez, ta ki bir sorunu teşhis etmeniz gerekene kadar.
Tek bir şey yapın bu hafta: temel bir analiz aracı kurun ve en azından şunları takip edin — hangi sayfadan kaç kişi form sayfasına geçiyor, formu kaç kişi tamamlıyor, hangi trafik kaynağı en çok dönüşüm getiriyor. Bu veriler olmadan yukarıdaki altı maddenin hangisinin sizin sitenizde geçerli olduğunu tahmin etmekten öteye gidemezsiniz. Tek bir hedef eylemi net tanımlayın: form gönderimi, telefon tıklaması, WhatsApp linkine tıklama. Raporunuzda onu birinci sıraya koyun. Ziyaretçi sayısı tek başına takip edilmesi gereken bir sayı değil; asıl önemli olan o sayının içinden kaçının hedefe ulaştığı.
Hepsi aynı anda olmak zorunda değil
Bu yedi maddenin hepsi her sitede birden bulunmaz; genelde ikisi üçü baskındır, gerisi ikincil. Önce ölçümü kurun, çünkü diğer altı maddenin hangisinin sizde gerçek sorun olduğunu ancak veriyle görürsünüz. Sonra en ucuz ve en hızlı düzeltmeden başlayın: form alanlarını azaltmak ya da eylem çağrısını üste taşımak, yeniden tasarımdan çok daha az zaman alır ve sonucu hızlı görürsünüz.
Yeniden tasarımı tamamen gündemden çıkarmıyorum. Bazen site yıllardır güncellenmemiştir, hızı ölçülebilir şekilde düşüktür, mobilde açıkça çalışmıyordur; o durumda baştan yapmak doğru karardır. Ama önce bu yedi maddeyi tek tek eleyin. Sorunun kaynağı bir görünüm meselesi değil, bir mekanik bozukluksa, yeni bir tasarım o bozukluğu yeni bir kılıfla saklamaktan öteye gitmez.