Bir web sitesi gerçekte ne kadara mal olur?
7.000 ile 150.000 lira arasındaki farkın nereden geldiğini, hangi kalemin ne kadar tuttuğunu ve bütçenizi nasıl ayıracağınızı anlatıyorum.
Bir web sitesi fiyatı sorduğunuzda 7.000 lira da duyarsınız, 150.000 lira da. İkisi de yalan söylemiyor olabilir. "Web sitesi" tek bir ürün değil; bir kategori. Aynı kelimeyle bir hafta sonu şablon üzerinden kurulan tek sayfa da anlatılıyor, altı ay süren, üç dilde, ödeme sistemine bağlı kurumsal bir platform da. İkisine de "sitem oldu" denir. Fiyat farkı buradan geliyor.
Bu yazıda aralığın neden bu kadar geniş olduğunu, hangi kalemin fiyatı ne kadar çektiğini ve doğru teklif almak için ne yapmanız gerektiğini anlatıyorum.
Aynı isim, farklı işler
Bir kuaför için beş sayfalık, hazır görsellerle desteklenmiş bir tanıtım sitesi ile bir lojistik firması için stok takibiyle konuşan, üç dilde çalışan, rezervasyon paneli olan bir kurumsal site aynı geliştirme süresini gerektirmez. Birincisi birkaç günde biter. İkincisi haftalarca sürer, çünkü işin çoğu ekranda görünmeyen kısımda: entegrasyon, veri modeli, yetkilendirme, test.
Fiyat teklifi istediğinizde karşınızdaki kişi önce bunu ayırt etmeye çalışır. "Web sitesi istiyorum" cümlesi tek başına bir teklif çıkarmaya yetmez; ne tür bir iş olduğunu bilmeden verilen her rakam ya çok iyimser ya da güvenlik payı yüklenmiş, gerçek dışı yüksektir.
Bunun bir de tersi var: aynı bütçeyle iki farklı geliştiriciden teklif alıp aralarındaki farkı "biri pahalı, biri ucuz" diye okumak. Genelde ikisi de doğru fiyatlandırıyordur, sadece farklı bir işi fiyatlandırıyorlardır. Biri sizin "beş sayfa" dediğinizi gerçekten beş sayfa olarak anlamıştır; diğeri aynı cümleden menü yapısı, form entegrasyonu ve bir yönetim paneli de çıkarmıştır. Teklifler arasındaki fark çoğu zaman fiyatlandırma politikası değil, kapsam varsayımıdır.
Fiyatı asıl belirleyen altı kalem
Sayfa sayısı. Sayfa sayısı fiyatla doğrusal artmaz ama bir eşikten sonra fiyatı yukarı çeker. Sekiz sayfaya kadar olan bir kurumsal site tek bir kapsam olarak fiyatlanabilir; dokuzuncu sayfadan itibaren her ek sayfa ayrı bir kalemdir, çünkü her sayfa kendi içerik ihtiyacını, kendi tasarım kararlarını getirir. "Kariyer" sayfası eklemek istediğinizde sadece bir menü öğesi eklenmiyor; başvuru formu, ilan listesi, muhtemelen bir e-posta bildirimi de geliyor.
İçerik üretimi. Metni siz mi yazacaksınız, geliştirici mi? Çoğu teklifte bu ayrım net değildir ve sonradan tartışma konusu olur. Metin yazmak, çevirmek, görsel seçmek, ürün fotoğrafı düzenlemek ayrı bir iştir; tasarımdan bağımsız bir emek ve zaman gerektirir. Bunu üstlenen taraf değiştikçe fiyat da değişir. Kendi metninizi hazır getiren bir müşteri ile "siz yazın" diyen bir müşteri aynı tasarım kapsamında bile farklı bir teklif alır, çünkü ikincisinde araştırma, taslak, onay turu gibi ayrı bir iş akışı devreye girer.
Tasarım derinliği. Hazır bir bileşen kütüphanesinden kurulan sayfa ile sıfırdan tasarlanan, markanıza özel bir görsel dil arasında büyük fark var. Özel animasyon, özel etkileşim, hazır kalıba uymayan bir düzen — bunların hepsi tasarım ve geliştirme saatidir. Sonucu daha iyi görünsün istiyorsanız, bu saatlerin bir karşılığı olur. Buradaki fark çoğu zaman gözle görülmez ama hissedilir: iki site de "modern" görünebilir, ama biri üç hafta süren bir tasarım sürecinden geçmiştir, diğeri bir temanın renk paletini değiştirmekten ibarettir.
Entegrasyonlar. Ödeme sistemi, muhasebe yazılımı, CRM, rezervasyon sistemi — her biri kendi dokümantasyonu, kendi hata senaryoları, kendi test süreciyle gelir. Bir entegrasyon "birkaç satır kod" gibi görünebilir ama genelde en çok zaman yiyen kalemdir, çünkü üçüncü tarafın sistemine bağımlısınızdır: onların API'si değişir, onların test ortamı yavaş çalışır, onların hata mesajı belirsizdir ve bunu çözmek size değil geliştiriciye kalır.
Yönetim paneli. İçeriği kendiniz güncelleyeceksiniz diyorsanız, bir admin paneli gerekir. Bu, "birkaç metin kutusu" değil; yetkilendirme, veri doğrulama, hatalı girdilere karşı koruma gerektiren ayrı bir yazılım katmanıdır. Paneli olmayan bir site her güncellemede geliştiriciye ihtiyaç duyar; panel varsa geliştirme maliyeti artar ama sonraki her değişiklik sizin elinizdedir. Hangisinin size uyduğu, ne sıklıkla içerik değiştireceğinize bağlı: ayda bir fiyat güncelliyorsanız panele gerek olmayabilir, haftada birkaç kez ilan veya ürün ekliyorsanız panelsiz site kısa sürede size yük olur.
Çok dillilik. İkinci dil eklemek metni ikiye katlamak değildir. Her sayfa yapısının iki dilde de doğru çalışması, URL yapısının, SEO ayarlarının, form doğrulamalarının her iki dilde de tutarlı olması gerekir. Çeviri metni hazır olsa bile, hangi dilin hangi URL'de yaşayacağı, arama motorlarının bunu doğru dilde göstermesi, dil değiştirme düğmesinin her sayfada çalışması ayrı bir mühendislik işidir. Bu sitenin kendisi Türkçe ve İngilizce yayınlanıyor; ikinci dilin tasarım ve içerik yüküne kaç yerde dokunduğunu ilk elden biliyorum.
Hazır şablon mu, özel üretim mi
Hazır bir şablon hızlı ve ucuzdur. Bir temayı satın alır, renklerini değiştirir, metninizi yapıştırırsınız. Sorun şablonun sizin işiniz için tasarlanmamış olması: gereksiz bölümler kalır, ihtiyacınız olan bölüm yoktur, sayfa hızını etkileyen kullanılmayan kod yüklüdür.
Özel üretim, işinizin gerçek akışına göre kurulur. Bu sitede landing page 7.500 ₺'den, kurumsal site 15.000 ₺'den, mevcut bir sitenin yenilenmesi 9.000 ₺'den başlıyor — /fiyatlar sayfasında yazılı. Bu rakamlar bir şablonu özelleştirmenin değil, kapsamı sizinle netleştirilmiş bir işin başlangıç fiyatı. Şablonla özel üretim arasındaki fark fiyattan çok neyin dahil olduğudur: şablonda "yaklaşık böyle bir şey", özel üretimde "tam olarak bunu istediniz, bunu aldınız."
Bu noktada iki kategoriyi karıştırmamak gerekir. "Web sitesi" tek seferlik bir teslimdir; fiyatı bir kere ödenir, site sizindir. Mobil uygulama farklı bir iştir — iki farklı işletim sistemi, mağaza onay süreci, çok daha uzun geliştirme süresi gerektirdiği için bu sitede 55.000 ₺'den başlıyor. SEO ve sosyal medya yönetimi ise aylık hizmetlerdir; sırasıyla 5.000 ₺ ve 8.000 ₺'den başlayan bu kalemler bir kerelik teslim değil, sürekli emek karşılığıdır. Bir teklif karşılaştırırken hangi kategoriyi kıyasladığınıza dikkat edin — tek seferlik bir site bedeliyle aylık bir hizmet bedelini aynı kefeye koymak yanlış sonuca götürür.
Ucuzun gerçek maliyeti
Düşük fiyatlı bir site genelde sonradan pahalıya patlar. Sebep genelde kötü niyet değil, kapsamın dar tutulmasıdır: hız optimizasyonu yok, mobil uyum eksik, SEO temelleri atlanmış. Altı ay sonra site Google'da görünmüyor, mobilde yavaş açılıyor, değiştirmek istediğiniz bir cümle için geliştiriciye ulaşamıyorsunuz çünkü iş bitmiş, ilişki bitmiş.
O noktada önünüzde iki yol var: yamalarla idare etmek ya da yeniden yaptırmak. İkincisi bu sitede "site yenileme" olarak adlandırılan, 9.000 ₺'den başlayan ayrı bir hizmet. Yani ucuz başlangıç, birkaç yıl içinde ikinci bir proje bedeli olarak geri dönüyor. Kaynak kodun size ait olup olmadığı, yönetim panelinin var olup olmadığı bu noktada asıl fark yaratan şey: bir sonraki geliştirici işe sıfırdan mı başlıyor, yoksa var olanın üzerine mi inşa ediyor.
Aradaki fark sadece geliştirme maliyeti değil. Yavaş açılan, mobilde bozuk görünen bir site trafiği ziyaretçiye çeviremez; reklam bütçesi harcanır, ziyaretçi gelir, sayfa geç açıldığı için ayrılır. Bu durumda düşük site fiyatı, kaybedilen reklam bütçesiyle birlikte hesaplanmalı. İlk teklifte ucuz görünen iş, bir yıl sonra iki kere ödenen iş olur: bir kere yapılış bedeli, bir kere de yeniden yapılış bedeli.
Doğru teklif almak için brief nasıl yazılır
Net bir teklif almak istiyorsanız, karşınızdaki kişiye şunları söyleyin: kaç sayfa istiyorsunuz, metni kim yazacak, hangi sistemlere bağlanması gerekiyor, içeriği kendiniz mi güncelleyeceksiniz yoksa geliştiriciye mi bırakacaksınız, ikinci bir dil gerekiyor mu. Bunları baştan söylemek teklifi netleştirir; söylemediğinizde teklif ya iyimser çıkar ve sonradan revize edilir, ya da her ihtimale karşı şişirilir.
Elinizde hazır bir rakam yoksa bile zarar yok — sayfa listenizi, hangi sistemlere bağlanmanız gerektiğini ve kimin metin yazacağını bir kağıda dökmeniz yeterli. Bunu üç dört cümleyle bile anlatabilirsiniz: "Beş sayfalık bir tanıtım sitesi istiyorum, metinleri ben yazacağım, sadece randevu formu olsun, ileride ürün eklemek isteyebilirim." Bu tek cümle bile bir geliştiriciye kapsamın büyüklüğü hakkında, "web sitesi istiyorum" demekten çok daha fazla bilgi verir.
İyi bir teklif, kapsamı kalem kalem yazar: hangi sayfa, hangi entegrasyon, kaç revizyon turu, teslim tarihi. Kapsamda olmayan bir şey sonradan eklenirse bunun ayrı bir kalem olduğunu baştan bilmeniz gerekir — sürprizin adı budur. Fiyat sorduğunuzda tek bir rakam değil, bu kalemleri isteyin. Rakamın nereden geldiğini görebiliyorsanız, o rakama güvenebilirsiniz.